Osmanlıda Sözlü Ve Yazılı Kültürün Toplum Hayatına Etkileri

Osmanlıda Sözlü Ve Yazılı Kültürün Toplum Hayatına Etkileri özet
Köroğlu

Beylikten Devlete Osmanlı Medeniyeti dahilinde bulunan Osmanlıda Sözlü Ve Yazılı Kültürün Toplum Hayatına Etkileri konusunu maddeler halinde özetlemeye çalıştık.

İçindekiler

Osmanlıda Sözlü Ve Yazılı Kültür

Sözlü Kültür

  • Türklerin İslamiyet’i kabulünden önce dinî törenlerde ve bazı sosyal etkinliklerde söylenen destanlar, okunan şiirler, sözlü edebiyat ürünlerini oluşturmaktaydı. 
  • Eski Türk destanlarında, şiirlerinde yer alan vatan sevgisi, kahramanlık gibi temalar Anadolu sözlü kültüründe yeniden şekillenmiştir. Bu durum Osmanlıların kuruluş döneminde Rumeli’ye gerçekleştirdiği fetih hareketlerine de yansımıştır.
  • Osmanlı esnaf teşkilatı içinde yetişen saz şairleri sözlü edebî geleneği koruyarak âşıklar zümresinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
  • Özellikle koçaklamalarıyla tanınan Köroğlu aynı zamanda en önemli saz şairidir. 
  • Köroğlu’nun Bolu Beyi’ne karşı yapmış olduğu mücadele; yiğitlik ve kavganın, haksızlığa karşı duruşun simgesi hâline gelerek şiirlere, türkülere konu olmuştur.
  • XV. yüzyıldan itibaren en çok görülen sözlü edebiyat ürünü halk hikâyeleridir. 
  • Ferhat ile Şirin, Arzu ile Kamber gibi çok bilinen aşk hikâyeleri halk arasında çok tutulmuştur.
  • Yazıcıoğlu Mehmed’in Hz. Muhammed’in özelliklerini, yüce ahlakını, örnek kişiliğini anlattığı manzum bir eser olan Muhammediyye, halk arasında Kur’an-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap olma özelliğini yüzyıllarca korumuştur. 
  • Köy seyirlik oyunları, kukla, karagöz, meddah ve orta oyunu, sözlü kültürel geleneğin en zengin unsurlarını taşıyan tiyatro örnekleridir.
  • Edirne ve Topkapı saraylarında başlatılan helva sohbetleri de bir başka sözlü kültür geleneği olarak Osmanlı’daki üst ve orta sınıfı bir araya getirmiştir. 
  • Türkülerin, ilahilerin, marşların söylendiği, oyunların oynandığı bu toplantılar XX. yüzyılın ilk yarısına kadar sürmüştür.

Yazılı Kültür

  • Osmanlı’da yazılı kültür ürünleri Eski Anadolu Türkçesiyle XIII. yüzyıldan itibaren verilmeye başlanmıştır.
  • Yazılı edebiyatta da varlığını sürdüren destan geleneği, bu dönemde Battalnameler, Danişmendnameler ve Saltuknameler gibi eserlerle karşımıza çıkmaktadır. 
  • İslam dininin kavramlarını, düşünce sistemini yansıtan, belli bir tarikata bağlı olan şairler tekke ve tasavvuf edebiyatını oluşturmuştur. Hoca Ahmet Yesevi’nin “hikmet” adını verdiği şiirleri bu edebî geleneğin temelini atmıştır.
  • Yesevi’nin hikmetleri Anadolu coğrafyasında “ilahi, nefes, methiye, deme, nutuk, devriye, şathiye” gibi türlerle karşımıza çıkmaktadır. 

OKUMA TAVSİYESİ: Sufiler ve Alimlerin Anadolunun Türkleşmesine Etkileri

  • Alevi-Bektaşi halk şiirinin kurucusu olan Kaygusuz Abdal ise nefes ve şathiyeleriyle ünlüdür. Yine Seyyit Nesimi, tasavvuf inançlarıyla Yunus Emre ile benzerlik gösterir.

Divan Edebiyatı

  • Divan edebiyatı, Oğuz Türklerinin Anadolu’da oluşturdukları Türk İslam kültürünü anlatan, Fars ve Arap edebiyatlarının yazım özellikleriyle gelişmiş klasik Türk edebiyatıdır. 
  • Daha çok medrese eğitimi alan, şeriat bilgisine hâkim, yüksek eğitimli kişilerce okunup yazılan bu edebiyata “saray edebiyatı, yüksek zümre edebiyatı” gibi isimler de verilmiştir.
  • Divan edebiyatında Arapça ve Farsça kelimeler fazlaca kullanıldığından dili oldukça ağırdır.
  • Divan edebiyatında genellikle ilahi aşk, dinî ve tasavvufi konular işlenmekle birlikte toplumsal hiciv ve mizah türlerinde de önemli eserler verilmiştir.
  • Osmanlı padişahları içinden de pek çok divan şairi çıkmıştır: II. Murat, II. Mehmet, II. Bayezıd, Cem Sultan, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman bunlardan sadece birkaçıdır. 

OKUMA TAVSİYESİ: Halk Kültürü ve Kitabi Kültür

OKUMA TAVSİYESİ: Şair Sultanlar 10. Sınıf Tarih

Osmanlıda Sözlü Ve Yazılı Kültürün Toplum Hayatına Etkileri yazımıza yorumlarınızı bekliyoruz.


] }

Tavsiye Konular

Osmanlı'da İmtiyazlı Eyaletler Hangileridir? Özellikleri Nelerdir?

Osmanlı’da İmtiyazlı Eyaletler Hangileridir? Özellikleri Nelerdir?

Osmanlı Devleti’nde taşra da ki en büyük birim beylerbeyliği (eyalet) idi. Salyaneli, saliyanesiz ve imtiyazlı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir