Tımar Sistemi

  • Tımar; geçimleri veya hizmetlerine ait masrafları karşılamak üzere bir kısım asker ve memura, vergi toplama yetkisinin devredilmesi anlamına gelmektedir.
  • Paranın kullanımı ve naklî, günümüzdeki kadar gelişmediği için merkezî hazineye alınması gereken vergiler hem nakit hem de ürün olarak toplanmıştır.
  • Vergilerin nakde çevrilmesi ve merkezde toplanması zor olduğu için Osmanlı Devleti tarım gelirlerinin büyük kısmını sipahilere tımar olarak vermiştir.
  • İlk aşama, fethedilen herhangi bir bölgenin tahririnin yapılarak vergi gelirlerinin belirlenmesidir.
  • Yaptıkları hizmet karşılığında devlet görevlilerine ve savaşlarda yararlılık gösteren askerlere tahsis edilen gelir kaynaklarına dirlik adı verilir.
  • Dirlik araziler gelir durumuna göre has, zeamet ve tımar olarak üçe ayrılmıştır.
  • Has arazinin geliri hükümdara, zeamet arazinin gelirleri ise yüksek dereceli memurlara bırakılırdı.
  • Has ve Zeamet sahibi her 5000 akçe için bir cebelü denilen atlı asker beslerdi.
  • Tımar toprakları yıllık geliri 20 000 akçeye kadar olan dirliklerdir.
Tımar Sistemi
Dirlik araziler kaça ayrılır?
  • Savaşlarda yararlılık gösteren askerlere verilirdi.
  • Tımar sahibine Tımarlı Sipahi denirdi.
  • Gelirin ilk 3.000 akçesine kılıç denir ve kılıç hakkı Tımarlı Sipahi’ye aittir.
  • Bunun dışındaki her 3.000 akçesi için Tımarlı Sipahi bir cebelü yetiştirmek zorundadır.
  • Tımarlı Sipahi, toprak üzerinde yaşayan reayadan, devletin belirlediği vergiyi toplama yetkisine sahiptir.
  • Tımarlı Sipahiler, padişahın taşradaki temsilcileri olarak idari yöneticilik görevi de yapmıştır
  • Osmanlı Devleti’nde, tımar sisteminin uygulandığı eyaletlerde yapılan sayımlara “tahrir” adı verilir.
  • Faydaları : Tımar sistemi ile hazineden para harcamadan atlı asker yetiştirilir, tarımsal üretimin devamlılığı sağlanır ve Merkezi otorite Tüm Osmanlı topraklarına yayılırdı

OKUMA TAVSİYESİ: Tımar Sistemi ve Özellikleri

Osmanlı Toplumunda Askeriler ve Reaya

  • Hem askerlik hizmeti yapanlar hem de memur statüsünde bulunanlar askerî sınıfı oluştururdu
  • Vergi veren şehir, kasaba ve köy ahalisi ile konar-göçerlere ise “reaya” denirdi
  • Reayanın karşılıksız çalıştırılması yasaktı.
  • Köylü, kendisine tahsis edilen toprağı işlemek ve vergisini sipahiye ödemekle yükümlüydü.
  • Köylü, keyfî olarak tarlasını boş bırakamaz, çiftini, çubuğunu terk edip bir başka memlekete gidemezdi
  • Bu sistemin denetlenmesi kadıya aitti.
  • Tımar topraklarının devlet mülkü olması nedeniyle miras bırakılması, satılması, kiraya verilmesi, vakfedilmesi ve bağışlanması yasaktı.
  • Sipahi sefere katılmazsa devlet o senenin gelirini ondan alırdı. Bu şekilde Tımarlı Sipahilerin merkezî otoritenin aleyhine toprak ve mevki kazanmaları ve ayrı bir toprak aristokrasisi oluşturmaları önlenmişti.
  • Sipahiler taşrada merkezî otoritenin temsilcisi olmuştu
  • Eyalet ordusu denince öncelikle Tımarlı Sipahiler akla gelirdi
  • XVII. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı ordusunun en büyük bölümünü oluşturan atlı askerlerdi
  • Moğolca; silah, zırh anlamına gelen “cebe” kelimesinden Türkçe “-lü” ekiyle türetilen cebelü; zırhlı, teçhizatlı asker demektir
  • Seferlere katılmayan sipahilerin dirlikleri ellerinden alınır, idam da dâhil çeşitli cezalara çarptırılmaları söz konusu olabilirdi.
  • Sancaklara dağıtılan Tımarlı Sipahiler, sancakbeyinin emri altındaydı.
  • Seferler sırasında sipahilerin onda biri, bulundukları bölgenin korunması, asayişin sağlanması ve günlük işlerin görülmesi amacıyla geride bırakılır böylece üretimin devamlılığı sağlanırdı.
  • Sipahilerden başka yine eyalet askeri statüsünde akıncılar, deliler, yörükler, beşliler, yayalar ve müsellemler gibi yardımcı kuvvetler kullanılmıştır.

Yeniçeri Ocağı ve Tımarlı Sipahiler

  • Merkezde Kapıkulu askerleri ile eyaletlerde Tımarlı Sipahilerden oluşan Osmanlı ordusu, XVI. yüzyılın sonlarına kadar dünyada önemli düzenli ordulardan olmuştur
  • Yeniçeriler ve Tımarlı Sipahiler, sahip oldukları askerî, hukuki, idari görev ve yetkileri ile merkezî devletin otoritesini temsil etmiştir.
  • Devşirme kökenli yeniçeriler ve yöneticiler, Tımarlı Sipahilere karşı bir denge unsuru oluşturmuştur
  • Osmanlılar, bu askerî gruplardan herhangi birisinin imtiyazlı ve güçlü bir sınıf hâline gelmesine izin vermemiştir

OKUMA TAVSİYESİ: Tımarlı Sipahilerin Özellikleri Nelerdir?

Bir önceki yazımız olan Beylik Döneminde Osmanlının Askeri Gücü başlıklı makalemizde 10.sınıf tarih beylik döneminde osmanlının askeri gücü ve beylik döneminde osmanlının askeri gücü özet hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazıyı Değerlendir
[Toplam: 2 Ortalama: 5]

Tavsiye Konular

Yaya ve Müsellemlerin Genel Özellikleri

Yaya ve Müsellemlerin Genel Özellikleri

Yaya ve Müsellem ordusundan Yaya ve Akbörk 10. sınıf tarih dersi Devletleşme Sürecinde Savaşçılar ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir